İstanbulun Tarihi Kısmı
İstanbul, Türkiye’nin en büyük şehri olan bir metropoldür ve 15. yüzyıldan önce Bizans İmparatorluğu’nun başkenti olarak bilinen şehir. Şehir, günümüzde de hem kültürel hem de ekonomik bakımdan önemli bir role sahiptir.
Tarihçesi
İlk olarak MÖ 660 yılında Megara’lılardan biri olan Byzas tarafından kurulmuştur. Bu isim zamanla Bizantion’a dönüştürülerek şehrin adı bizantion olmuştur. Bizans İmparatorluğu’nun istanbul-casino.com başkenti olduğu dönemde, şehri Hıristiyanlık merkezi haline getirmiştir. Sonraki yüzyıllarda Osmanlıların gelmesi ile şehirde İslam hukuku ve kültürün de hakimiyeti başlamıştır.
Tarihî Binalar
Şehrin tarihi binaları arasında; Ayasofya, Hagia Sophia (Ayasofya) en önde gelenidir. 537’de inşa edilen bu mimari harikalar bugün hala İstanbul’un önemli ziyaretçi merkezlerinden birisidir.
Çevresi ve Topoğrafyası
İstanbul’un coğrafi yapısı, Boğaz’ın iki yakasını ayrı tutmaktadır. Kuzeyde Rumeli Hisarı ve Kanuni Sultan Süleyman Kulesi bulunurken güneyde ise Yedikule Zindanları yer almaktadır. Şehir sınırları içinde kalan bölgeler arasında Beyoğlu, Karaköy, Beşiktaş gibi önemli semtler de bulunmaktadır.
Kıyılarda Yerleşimler
İstanbul’un kıyılarında yer alan yerleşim merkezleri ile birlikte tarihi dokuyu tamamlayan yerleşimler arasında; Üsküdar’ın Hisar-ı Cedid’i ve Yalova’yı da saymak mümkündür. Ancak bu yerleşimleri de içeren bir diğer bölge ise Beykoz’dur.
Geçmişten Günümüze İstanbul’un Gelişimi
Osmanlı döneminde önemli ticaret merkezi haline gelen şehri, Sanayi Devrimi ile birlikte hızlı sanayileşmeye geçerek Türkiye’nin en büyük sanayi bölgesi oldu. Bugün İDO ve metro hattı ile şehir içi ulaşım daha kolay hale gelmiştir.
Coğrafi konumu ve iklim
İstanbul’un coğrafyası bozkır-çam orman bölgesinin sınırlarında yer alır. Kıyıda olan bu yerleşim, Akdeniz tipi sıcak ve kurak iklimi hak ederken İç Anadolu’nun soğuk ve yağışlı mevsimi de hissedilir.
İki kıtayı birbirine bağlayan köprüler
İstanbul’un iki kıtayı birbirine bağlıyormuş gibi gözüktüğünde; Çamlıca Kulesi ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün önemi yoktur. Ancak Boğaz’da yer alan bu tarihi dokunun daha iyi anlaşılması için Ayasofya’yı anmak mümkündür.
Kıyılarında Tarihi Yapılar
İstanbul’un kıyısında yer alan Hisarı ve Rumeli Kulesi’nin yanı sıra, diğer önemli yapıları da sayabiliriz. Bu yapıların en başında ise Boğaz’ın iki yakasını birleştirmeye yardımcı olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün ötesinde; Galata Kulesi’ni de görmelisin.
Avrupa Yakası’nın Tarihsel Yerleşimleri
İstanbul’un Avrupa yakasındaki yerleşim merkezleri arasında, Rumeli Hisarı, Kanuni Sultan Süleyman Kulesi ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün ötesinde Beyoğlu, Karaköy gibi tarihi bölgeleri de sayabiliriz. Bu yerleşme ise, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde kurulmuştur.
Anadolu Yakasının Tarihi Yerleşimleri
Anadolu yakasında yer alan önemli yerleşimler arasında; Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün ötesinde Beyoğlu ve Karaköy’le birlikte İstanbul’un en büyük ticaret merkezlerinden biri olan Üsküdar’ı sayabiliriz.
İstanbulun İktisadî Özellikleri
Ekonomi ve iş hayatı olarak bakıldığında, şehrin sahip olduğu zengin kültürden ve tarihten ayrılmayan bir başka önemli özellik vardır: İşletme merkezi olmasıdır.
Sosyal Yaşamada İstanbul’un Rolü
İstanbul’da sosyal yaşamın birçok alanında canlılık gösterir. Bu alanlardan biri de kültürdür; şehrin kültür-sanat hayatında da önemli bir role sahiptir. Kültür merkezleri ve tiyatrolar, halk müziği konserleri gibi olayların organizasyonu sayesinde her türlü sanat dalının ifade edilmesi için zengin bir platform sağlar.
İstanbul’un Demografik yapısı
Şehrin demografi yapısında 15 yaşın altındaki çocuk oranı %23.9’dur. Ancak bu oranla birlikte, şehri diğer kentlere göre farklı kılan özelliği de eğitim durumudur; halkın %80’i en az ilkokul mezunu olmanın yanı sıra, genç nüfusun bir hayli büyük çoğunluğu da ortaöğretim düzeyini tamamlamıştır.
İstanbul’un Nüfusunun Dağılımı
Şehrin nüfusu 14.370.669’dir ve bu rakamla birlikte, Türkiye’nin %18’ini ifade eder. Nüfustaki en yüksek oranı ise; 30-39 yaş aralığındadır. Bu bölgeye ait 12 milyon kişiyle birlikte, şehri diğer büyük kentlerden ayırabilecek özellikleri arasında gösterilmektedir.
İstanbulun Ulaşım ve İklimi
Ulaşım sorunu şehirlerin her geçen gün biraz daha artan bir problem olarak gündeme gelmektedir. İstanbul’da bu sorunun ortadan kaldırılması için değişen teknoloji ve yatırımlar ile birlikte metrodaki yolculuk süresinden tutun da karayolu taşımacılığına kadar pek çok aşama alınmıştır.
Sonuç
İstanbul’un tarihin, kültürün ve sanatin merkezi olan bir kent olması; ekonomik olarak büyümeye devam etmesinin yanı sıra, daha zengin ve çeşitli bir kültür hayatı ile birlikte geleceğe umutla bakmayı mümkün kılmaktadır.